31 Mart 2009 Salı

Bir YİBO İmece Halkası

Sevgili Dostlar,
Üstteki resim Ağrı, Diyadin, Yatılı İlköğretim Okulu'nda üstün gayretleriyle bir kütüphane yaratan Nilüfer öğretmen ve öğrencilerinin İmece Halkası çalışmasına ait. Bu resmi görünce yazın yazmış olduğum bir şiiri paylaşmadan edemedim.
Sonsuz sevgilerimle...
Hayal KÖKSAL
İMECE HALKASI
"İnsan olmak" bu işin ilk hecesi,
Memnuniyet; sonucu, bekleneni,
Elele vermek birlikte
Canı, cananı, karşıtı ve küskünüyle...
Elde "veri", gönüllerde "sevgi" ve önde "gerçek lider"iyle...
***

Her dem "gönülden inanmak,inanç" gerek,
Aldatmak yok; "yalan" da ne demek!
Lakin var tabii ki birazcık; "Tatlı Rekabet",
Küsmeden, darılmadan; maksat; "üretmek ve ilerlemek"!
Anla artık "İmece"yi; "Birliktelik ruhu"nu.
Sakın usanma, yılma,küsme, bıkma, devam et; araştır ç/evreni
Iskalamazsın olmayı inan bu yolla; "Toplam Kalite İnsanı".
Hayal Köksal, 7 Ağustos, 2008, İstanbul

29 Mart 2009 Pazar

İnternet Haftası Başlıyor...

Sevgili Dostlarım,
Yaşamımızın önemli bir bölümüne gelip yerleşen İnternet kullanıcılığı 12 Nisan'da Türkiye'de 16. yaşını tamamlamış olacak. Televizyonu bile üniversite yıllarında görmüş bizim yaş grubumuz için internette sörf yapmak kadar şu an bu tür bir bloğu hazırlıyor olmak bile hayal gibi! Ne kadar büyük bir değişim içinde olduğumuzu sanırım sizler de bu tür teknolojik araçlardan anlıyorsunuz. Sevgili Mustafa Akgül Hocamdan gelen çağrıyı kutlama haftasından önce paylaşmanın daha akılcı olduğunu düşünüyorum. Üstteki resim Ağrı'nın Diyadin ilçesinde öğretmenleriyle interneti etkin olarak kullanıp projeler gerçekleştiren YİBO öğrencilerine ait. Kendilerini kutluyorum. Lütfen konunun önemine uygun paylaşımları çevreniz ve öğrencilerinizle yapınız. Sevgilerimle....
Dr. Hayal KÖKSAL


İnternet Haftası Aktif katılım Çağrısı
www.internethaftasi.org.tr
Türkiye İnterneti 12 nisanda 16. yılını doldurmuş olacak. Türkiye İnternet Kamuoyunu, bu gerçeleşecek 12. İnternet Haftasını, tüm ülkede İnternete verdiğimiz öneme yakışır bir şekilde; interneti savunmaya, interneti konuşmaya ve bu doğum gününü kutlamaya çağırıyoruz. Tüm kesimlerden, Üniversiteler, Ticaret ve Sanayi Odaları, Çiftci Birlikleri, Ziraat Odaları, Mühendis Odaları, Barolar, Tabib Odaları, Bankalar Birliği, Noterler Birliği, Organize Sanayi Bölgeleri, Yerel Yönetimler, İnternet Cafeler, Okullar, Kaymakamlıklar, Valilikler, Bakanlıklar, tüm kamu yönetimi, özel sektör, internet şirketleri, Bilişim/Bilgi/İletişim STK'ları, Demokratik Kitle Örgütleri, Bilişim Klüpleri, Tüm Medya Kuruluşlarını, Bireyleri bu İnternet Haftasını tüm ülkeyi saran bir İnternet Şenliğine, Bilgi Toplumu, e-dönüşüm, e-türkiye ve e-devlet kavramlarının geniş kitlelerle tanıştırıldığı bir İnternet ve Bilişim Fırtınasına döndürmeye çağırıyoruz.
Bu yılki İnternet haftası 6-21 Nisan olarak kararlaştırdı. İnternet Haftası toplumda İnternet kültürünü yaymak, İnternet bilincini yaratmak, İnterneti tanıtmak, büyütmek, yeni projeler başlatmak, sorunları ve çözüm yollarını tartışmak, kısaca İnterneti Türkiye gündemine yerleştirmeyi amaçlamaktadır.
Türkiye İnternetinin gündemindeki sorunları tartışmak, özellikle Yönetişim, Yasal düzenlemeler, Serbestleşme, İnternet ve Telekom sektörünün gelişimi, iş yaşamı, eğitim, kültür ve demokrasi boyutlarını gündeme getirmek; bireysel güvenlik, güvenli internet ve Bilgi Toplumu kavramlarıyla tüm toplumu tanıştırmak, bu İnternet Haftası için seçtiğimiz önemli bir hedeftir.
Bu kapsamda yukarıda saydığımız tüm kurumlar, örgütler, firmalar, yerel yönetimler ve bireylerden bu etkinliklere katkıda bulunmalarını bekliyoruz. Bu etkinlikleri, tüm Türkiye'ye yaymak istiyoruz.
Geçen yıllar 50 civarındaki ilde İnternet haftası etkinliği yapabilmiştik. Bunu zamanla tüm illere çıkartmak istiyoruz. Bu yıl özellikle yeni kurulan Üniversiteler ve illerinde etkinlik yapmak istiyoruz. Tüm ilçelerde, tüm okullarda, tüm belediyelerde, ziraat odalarında, ticaret ve sanayi odalarında, organize sanayi bölgesinde, halk kütüphanesinde bir etkinlik yapılsın istiyoruz. İnternetin önemine inanmış her kişi ve kurumu bu çorbaya kendi olanakları ölçüsünda katkıda bulunmaya çağırıyoruz.
Basından İnterneti, olanakları, sorunları, projeleri, özellikle e-türkiye ve e-devleti anlatmasını ve ne yapılmalı, nasıl yapalım sorusuna yönelik yazılar, ve haberler çıkmasını istiyor; İnternet sayfaları, İnternet ilaveleri; İnternetin çeşitli uygulamalarını anlatan yazılar bekliyoruz.
Bu sene, öne çıkan internetin marjinal problemleri konususunda toplumu bilgilendirmeye önem verilmesini istiyoruz, bekliyoruz. İnternet haftasında dağıtılan Internet kitapçıkları yararlı olur diye düşünüyoruz. TV'lerden gene tanıtıcı programlar; ve `prime time' da İnterneti Türkiye'nin gündemine girmesine katkıda bulunacak açık oturum, forum gibi programlar bekliyoruz.
Özellikle, siyasal kadroları da bu tartışmaya çeken, ulusal politika oluşturulmasına katkıda bulunacak programlar arzulamaktayız. Üniversitelerden ve ISS'lerden bu konularda basına destek olmasını bekliyoruz. Özellikle İntenret ve Demokrasi ilişkisin tartışılmasını, Nasil toplumsal katılım ve denetimi sağlarız, nasil daha katılımcı bir yapı oluşturabiliriz, İnternet bu yönde nasıl katkı yapabilir konularına odaklanmasını beklemekteyiz.
Her kamu kurumundan kendi e-devlet projesini önce kendi webinde anlatmasını, vatandaşlara yönelik broşür hazırlamasını, kurum içinde tanıtım ve eğitim yapmasını, basın ve vatandaştan geri besleme mekanizmaları kurmasını istiyoruz, öneriyoruz. Kamu kurumlarından küçük de olsa yeni bir "e-devlet" hizmeti başlatması güzel bir katkı olur. Küçük, büyük her kurumun kendi webini gözden geçirmesi, yeni sayfalar, yeni hizmetler eklemesi çok güzel olur. Bir tarama mekanizması, telefon rehberleri, e-mail adresleri, sıkça sorulan sorular dökümanı ilk anda akla gelen konular.
Web sayfalarının W3C standartlarına uygun olması, platform ve tarayıcı bağımsız olması; engelli yurtaşlara, düşük bant genişliğine uygun seçeneklerin olması önerilir.
RSS ve Wiki gibi yeni nesil hizmetlerin olması, üretilen tüm dokümanların webten erişilebilir olmasını arzuluyoruz. Tüm kurum çalışanlarına sunulan e-posta ve webmail hizmeti, kurum içi haberleşme mekanizmaları gene mütevazı hedefler arasında.
Kültürel mirasın internete aktarılmasına yönelik katkılarda yararlı olur.
Bireylerden kendi kişisel weblerini oluşturmalarını, uzmanlıklarını, meraklarını, katkılarını İnternete taşımaları destekliyoruz. Yurt dışı alan uzayındaki kişisel sayfaların .name.tr ve .tel.tr ile Türkiye alan uzayına taşınmasını öneriyoruz. Avukatlarımızı, av.tr altında çalışmaya çağırıyoruz. İnternet haftasında İnterneti geniş kitlelere tanıtacak, bir `Internete Dokunun' sloganlı etkinlik yapabiliriz.
Büyük alışveriş merkezlerinde, kütüphanelerde, ve tüm üniversitelerde `Internet cafe', İnternet evi, gibi İnternet erişim mekanları açılması önem verdiğimiz etkinlikler arasında. Özellikle bankalarımızdan, ISS'lerden ve bilgisayar firmalarımızdan bu konuda katkı bekliyoruz. Bunu özellikle, buna gereksinim duyulan, bölgelerde teşvik etmek istiyoruz.
İnternet kullanmayı öğreten kursları ücretsiz ya da mütevazı ücretlerle sunan kampanyalar.
İnternet cafelerde ucuzluk kampanyaları. Web yapmayı, kisisel güvenliği, spam, virus ve benzeri tuzaklara karşı korunmayı öğreten mütevazı kursları Sivil Toplum Kuruluşlarından, İnternet Cafelerden, Üniversitelerden, ISS'lerden yurdun dört bir köşesinde bekliyoruz.
KİEM'lerin de katkı vermesini bekliyoruz. Anababalara, öğretmenlere, hakim ve savcılara, avukatlara yönelik etkinliklerin altını çizmek isteriz.
Konferanslar, bu sürede yapılabilecek en kolay ve önemli etkinlikler arasındadır. Genel tanıtıcı konuşmalar, çeşitli özel konuları, etkileri, sorunları uygulamaları gibi, örneğin eğitim, hukuk, tıp, ticaret, eğlence, turizm gibi konular bu tür etkinlikler arasında sayılabilir. İnternetin tarihi, siyasal etkileri, olanakları, ve sorunları da tartışılabilecek konular arasında. Bilgi Toplumu Stratejisi, ve Eylem Planı özellikle konuşulması gereken konuların başında geliyor. İnternetin altyapısı, çalıştırılması ve uygulamalarının teknik boyutları konusunda da seminerler yapılabilecek etkinlikler arasında. Türkiye İnternetinin çeşitli sorunlarını irdeleyen ve özellikle, Ne yapılmalı sorusuna cevap aramaya yönelik açık oturum türü etkinlikler önemlidir.
KOBI'ler, Kamu ve Okulların Internete taşınması, Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem planının tartışılması, ve uyguların tartışılması, çeşitli sektörlere yönelik Ulusal Politikaları gündeme getirmek, İnternet ve temsil ettiği teknolojileri Türkiye gündemine yerleştirmeye yönelik çabalara öncelik vermek istiyoruz.
Bu etkinliklerin planlanması ve hayata geçirilmesinde, ilgili herkesten katkı bekliyoruz. Bu kapsamda, haftaya sponsorluk yapacak kurumları arıyoruz. Planlama ve neler yapılması konusunda çeşitli toplantılar yapılacaktır. Bunlar listeler ve internethaftasi.org.tr webinde duyurulacaktır.
İnternet Yaşamdır!
Bilişim STK Platformu Adına
Mustafa Akgül

26 Mart 2009 Perşembe

Dün Harika Bir Gündü: Öğrencilerime Teşekkürler!





Sevgili Ed 498.01 Öğrencilerim,
Dün bana yaşattığınız harika 3 saat için size çok teşekkür ediyorum. Sizlerin gerçek birer "Yenilikçi Öğretmen" olduğunu şimdiden bilmek bana büyük bir haz ve mutluluk veriyor. Sizlerle geleceğimizin aydınlık ve başarılarla dolu olacağından şüphem yok. Bana mesleğimde unutulmaz anlar yaşatan sizlerin de derste çok keyifli olduğunu görmek ayrı bir "meslek doyumu" nedeniydi. Başarılarınızın devamı dileklerimle...
Hayal Köksal

23 Mart 2009 Pazartesi

Yeni Haftaya Başlarken...



Değerli Dostlarım,
Yeni bir haftaya başladık. Son günü ülkemizin kaderini kısmen etkileyecek önemli bir olaya ayıracağız. Vatandaş olarak seçmenlik görevimizi yapmak üzere sandık başlarına gidecek ve yerel yöneticilerimizi seçeceğiz. Dürüst, saygın ve etik kurallara uygun bir seçim süreci diliyorum.
Dün Ağrı, Diyadin'de çalışmakta olan ve yaratıcılığı, yenilikçiliği ve öğrencilerine iyi örnek oluşuyla çok takdir ettiğimiz arkadaşım Nilüfer yine güzel bir olaya imza attı. Kemik kanseri olan öğrencisini Erzurum'dan Çapa Tıp Fakültesi'ne sevk ettirerek onunla birlikte İstanbul'a gelen genç arkadaşım, giderken de öğrencilerine değişik ve eğitici neler götürebileceği konusunda kafa yoruyordu (Sağdaki resim). Bir Köy Enstitülü büyüğümüz, değerli ressam Nevzat Özbey'in kıcı olan Nilüfer'e başarılarının devamını diliyor ve "öğretmenlik aşkın hiç bitmsin" diyorum.
Dün Ata'mızın manevi kızı Sabiha Gökçen'in ölüm yıldönümüydü. Bu özel günü farklı bir yöntemle anan ve kutlayan Google yöneticilerine teşekkür ediyorum.
Bir başka haberi de Hürriyet Gazetesinden okudum ve gerçekten çok üzüldüm: Engellilere Engel Koyan Okullar! Engelli öğrencilerin Yetkilendirilmesi ve özgüven konusunda bir yıldan bu yana yürüttüğüm projeme destek alabileceğimi düşündüğüm okulların ismini gazetede gördüğümde şok oldum. Yabancı dile ve düşünen-sorgulayan öğrenci yetiştirmeye verdikelri destekle tanınan bu okulların ismini tabii ki vermeyeceğim ama bu konuda özellikle bu kararı alan yöneticilerini çok kınadığımı belirtmeden geçemeyeceğim. Neden olarak; "Gerekli Altyapıya sahip olmadıkları"nı mazeret olarak beyan eden bu okullar da gerekli altyapıyı kuramıyorlarsa devlet okullarımız ve engellileri istihdam eden kuruluşlar ne yapsın!!!! Bu gerçekten de bir "AYRIMCILIK SKANDALI".
Yarın ilk işim Engelli projesi yürütmekte olan Sevgili Vezneciler İşitme Engelliler İlköğretim Okulu'na gitmek olacak. Onların yanında olduğumuzu, desteklediğimizi bir kez daha gösterebilmek adına, bizlerden aslında farklı ve aşağıda olmadıklarını onlara hissettirmek adına ve klültürümüzdeki "İmece" adına...
Engellerimiz anlayışımızda olmasın, diğerleri nasıl olsa atlatılır diyerek bu haftanın ilk yazısına nokta koyuyorum.
Sevgi, saygı ve tolearns pusulanız olsun.
Hayal KÖKSAL


21 Mart 2009 Cumartesi

21 Mart 'Yeni-Gün'ümüz Kutlu ve Bereketli olsun




Sevgili Dostlar


Bugün "Yeni-Gün" yani Nevruz Bayramı. Yenide izlemeye başladığım ve çalışmalarından çok etkilendiğim "İmeceevi" adı altında kurulmuş bir paylaşım platformunun bugün için yazdığı iletiyi sizinle paylaşmak istiyorum. Web sitelerini gezerseniz çalışmalarını sizin de çok ilginç bulacağınızdan şüphem yok. Sevgilerimle...

Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Cemreler düştü, toprak uyandı, filizler, sürgünler oluşmaya,
Her taraf çiçeklerle dolmaya başladı.
Oğlaklar, kuzular iyice semirdi ve oldukları yerde hoplayıp zıplayıp hatta taklalar dahi atıyorlar. Nisan ayına yani "AŞK" ayına az kaldı.
Doğa tüm canlılara enerji veriyor.
Herşeye yeniden başlayacak gücü olsun diye...
Yeniden sevebilsin diye...
Aşık olsun uçsun diye...
Yeni dostluklar, birliktelikler kursun diye...
Yeniden Barışı eksinler diye...
Çoğalsınlar, İmece Ekoköyünü kursunlar diye
Nevruz, Newroz, Yenigününüz, Baharınız kutlu olsun.
Sevgilerimizle...

İmece Evi Kolektifi
Dogal Yasam ve Ekolojik Çözümler Çiftligi

19 Mart 2009 Perşembe

Gerçek bir Öğretmen Olabilmek...

Değerli Dostlar,
Dünkü seminerimiz Proje Yönetimi ve İmece Halkaları konusundaydı. Gayet verimli geçti. Seminerin bitiminde öğrenciler final proje konularını belirlediler ve ekiplerini oluşturdular. Onların şevki ve heyecanı benim de heyecanlanmama ve benim için artık çok güçlü bir hobiye dönüşen sevgili mesleğimi daha çok sevmeme, candan bağlanmama neden oluyor. 33 yıl sanki geçmemiş de mesleğime dün atılmışım gibi...
Her yaş grubuyla çalıştım; ortaokul birinci sınıflarla başladığım çalışmalarım kısa sürede liselileri, 1985 yılında üniversitelileri, son 10 senedir de her yaş ve alan grubuna ait öğretmenleri ve idarecileri içine aldı. Hepsinin çok özel yanları ve güzellikleri var, ancak sanırım en miniklerle öğretmen adayları benim kendimi en mutlu ve verimli hissettiğim gruplar. Bazı meslektaşlarımın sınıflar büyüdükçe "disiplin sorunu" yaşama kaygısıyla dolduklarını biraz şaşkınlıkla biraz da gülerek izlerim. Özgüvenin bir öğretmende tam olarak oturmuş olması gerekliliği çok önemli. Bir başka önemli konu da; bilmediğini açık yüreklilik ve içtenlikle paylaşıp bir bilenden hatta öğrencilerden yardım isteyebilme, birlikte araştırıp yanıtı birlikte bulabilme cesareti, daha doğrusu ayrıcalığı. Öğretmen "fildişi kulelerde otuup herşeyi bilen kişi" değil, "yaşam boyu öğrenen" olduğunu gösterebilen, ispatlayabilen kişi. Böyle davranmakla ne öğrencilerimin gözünde küçüldüm, ne de sınıfta otorite kaybetme kaygısı veya olayı yaşadım. Bana inanın! Onlar bizim en değerli paydaşlarımız ve sırdaşlarımız. Toleransın en büyüğü onlarda, eğer siz de aynı şekilde davranıyorsanız... Birlikte eğlenmenin ve neşelenmenin bir yolu. Onlara özgüven aşılayabilmenin, eleştirel bakmayı öğretebilmenin yolu.
Dün gece 1979-1981 yıllarında Göle Lisesi'nde okuttuğum, şu an İstanbul'da çalışmakta olan Yücel adlı öğrencim aradı. Benden ne kadar çok şey öğrendiğini, bloğumu sürekli takip ettiğini ve gerçek bir "Cumhuriyet kadını" olmam nedeniyle benimle nasıl gurur duyduğunu paylaştı. Hayatımın en güzel anlarından biriydi, tıpkı pazar günü İzmir'den beni arayarak çalışmalarımdan dolayı beni kutlayan, bu sözleriyle bana hayatımın en değerli ödülünü veren, öğretmenlik ve insan olabilme mesleğindeki en önde gelen idolüm sayın Şükran Çetin Hocam gibi. Yetmişi aşan yaşına rağmen içindeki çocukla, içinde çocuk olan öğretmenleri yetiştirmenin uzmanı Şükran hocam... Mükemmel İngilizcesiyle, her zaman gülümseyen ve pozitif enerji yaratan yüzüyle ama herşeye karşın bizde saygı ve hayranlık uyandıran tavır ve yaklaşımıyla... İki yıl boyunca kendisini ne döpiyessiz ve ne de keyifsiz gördük. Giyiminden tavrına, ideallerinden hayallerine kadar gerçek bir eğiticiydi o. Onun gibi olabilmek; baharda sınıfa gelirken yerdeki bir papatyaya bakıp şiirler yazabilen, yaşam ve insan aşığı bir öğretmen olabilmek!!! Keşke bunu hepimiz becerebilsek!
Bugünkü yazımı sonlandırırken dünkü seminerim sonrasındaki öğrencilerimle sergilediğimiz halleri de sizinle paylaşmak istedim. Sevgilerimle...
Hayal KÖKSAL

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!