14 Mayıs 2008 Çarşamba

Dersler Sona Ererken, Okul Biterken...

Değerli Arkadaşlarım,
2007-2008 Akademik yılının sonuna doğru yol almaktayız. Bu hafta Yeditepe Üniversitesindeki son dersimi yapacağım. Haftaya da Boğaziçindekini. Her biten dönem vedalaşmanın hüznünü getirirken özellikle mezun olan gençlerimize de yeni dünyaların kapılarını açıyor. Bu da onları heyecanlandıran, mutlu eden ve bir yandan da gelecek kaygılarına sürükleyen bir süreç. Bu durumdaki tüm gençlerimizin yolu aydınlık olsun. Yandaki öğrencim "Bir Demet Etkinlik" kitabını birlikte hazırladığımız öğrencilerimden biri; Duygu Deniz. Gözümün önünde hâlâ dört yıl önceki üniversiteye yeni başlayan hâli var. Herşey ne kadar hızlı geçiyor. Kendisine taze bir İngilizce Öğretmeni olarak başarılar diliyorum.
Bu yıl ben de mesleğimin 32. yılını tamamladım. Binlerce öğrenci ile yoğuruldu bunca yıl! En sevdiğim işi yaptım ve yapıyorum. Hobiniz olan bir işi yapıyorsanız eğer; kendinize tatili bile çok görürsünüz. Ben de böyle düşünen mutlu azınlıktan biriyim herhalde. Çünkü günümüz Türkiyesinde hayal edilen mesleği edinme ayrıcalığı pek çok öğrencimize nasip olmuyor, ne yazık ki!
19 Mayıs'ın yaklaştığı şu günlerde her alanda çaba gösteren tüm gençlerimizi sevgi ve başarı dileklerimle kucaklıyorum. Sevgiyle kalın.
Hayal KÖKSAL

12 Mayıs 2008 Pazartesi

Annelerimiz...

Değerli Dostlar,
Dün özel günlerden biriydi yine...Değerli Annelerimizin "Anneler Günü"nü en içten dileklerimizle kutladık. Yeni anne olanlar daha bir başka anladı onların kıymetini, olamayanlar ama yüreği sevgi dolanlar ise diğer yavrularla sevgi paylaşımını yaşadı. Doğurmanın değil yetiştirip yönlendirmenin de önemli olduğunu bilincinde olanların ise katkı şekilleri bir başkaydı. Anlaşılacağı üzere; anne ve çocuk, doğmak ve doğurmak ve de yetiştirmek ve yetiştirilmek... tüm bu kavramlar "ana" ve "yavrusu" kelimeleri içinde bir yumak olmuş durumda. Sevgi'nin temel direği olan bu duyguları yaratan annelerimize selam olsun.
Son günlerde "annelik" kavramını bana çok duygusal bir anlamda aktaran İş Sanat bahçesindeki heykelle size iyi haftalar demek istiyorum.
Bilişimci Martılar projelerimiz sona doğru yaklaşırken; 26 Ağustos Konvansiyonu için kayıt ve çalışmalar içind e haziran sonunu beklememenizi öneririz. Hoşçakalın.
Hayal KÖKSAL

7 Mayıs 2008 Çarşamba

Dünden Bir Etkinlik Demeti






Sevgili Dostlar,
Dün yoğun bir paylaşım günü yaşadık: İlkönce sabah saatlerinde MEF Okulları ve Eğitim ve Bilimsel Araştırmaları Destekleme Vakfı (EBAV) tarafından 17.si düzenlenen "Türkiye Lise Öğrencileri Arası Araştırma Projeleri Yarışması"nın açılışına katıldık. Fizik, kimya ve Biyoloji dallarında 394 projeden en başarılı 60 tanesinin seçildiğini ve paylaşıma açıldığını öğrendik. Farklı ülke öğrencilerinin katılımıyla renklenen okulun yöneticilerini gönülden kutladık. Açılışta "Çirkin Ördek" bale gösterisini de keyifle izledik.
Akşamüstü ise İş sanat desteğiyle ve Özel Dadyan Ermeni İlköğretim okulu'nun ev sahipliğiyle Özel Fener Rum Lisesi, Ulus Özel Musevi 1. Karma Ana ve İlköğretim Okulu ve TED İstanbul Koleji vakfı Özel İlköğretim Okulu öğrencilerinin resim, müzik ve edebiyat alanlarında gerçekleştirdikleri yapıtları "Sevgiyle El Ele, 8. Sanat Festivali" başlığı altında izleme ayrıcalığı edindik. Yıl sonu yaklaştıkça bu etkinlikler de artacak. Akademik başarının sanat ve proje çalışmalarıyla taçlanması çocuklarımızın sosyal yönleri ve iletişim becerilerinin artması açısından çok önemli.
Tüm öğrencilerimize sonsuz başarılar diliyoruz.
Hayal KÖKSAL

5 Mayıs 2008 Pazartesi

Drama ve Kolaj: Eğitimin farklı renkleri


Değerli Dostlarım,
Eğitimin sadece kitap-defter ve tahta üçlemesi ile sınıf içinde yapılabileceğini savunan yaklaşım çoktan dönemini tamamladı ve eğitim tarihinin tozlu sayfalarında yerini aldı. Bu fikrime katılmayan çok eğitimcimiz olsa da farklı örnekleri deneyimleyen "yenilikçi" zihniyetteki öğretmenlerimizin ve de eğitim paydaşları olan öğrenci, anne ve babalarının aynı şekilde düşündüklerini sanmıyorum. Eğitim ortamı ne kadar farklılık, renk ve çeşit içerirse; öğrencinin kendi yaşamından alıntılarla zenginleştirilir ve kendi yaşam amaçlarıyla örtüştürülürse öğrenme de o kadar keyifli ve kalıcı hale gelir. Bunu son yıllarda gözleyip denediğimiz ve güzel sonuçlar aldığımız projelerimizden biliyoruz. Üstelik bu güzellikleri yurt dışında da paylaşarak kıyaslamalı çalışmalarla kendi kültürümüze uyarlamayı da iyi biliyoruz. Bu konuyu, üstelik, Eğitim fakültelerindeki derslerimizle yeni yetişen öğretmenlerin eğitimine de taşıyoruz.
26-28 Ağustos 2008 tarihlerinde Yeditepe Üniversitesi, Kayışdağı Kampüsünde gerçekleştireceğimiz "11. Uluslararası Öğrenci İmece Halkaları Konvansiyonu"nda bu çok yönlü çaslışmaların güzel bir örneğini Türk eğitimcileriyle paylaşıma açacağız. İmece halkaları çalışmasını "vaka sunumları" olarak ppt desteğiyle paylaşacak olan ekipler yanında öğrenciler; konvansiyonun ana teması konusunda "kolaj", "poster ve slogan", "drama" yarışmaları, "münazara" ve "kültürel dans performansı" yoluyla çalışmalarını çoklu zeka uygulamalarına ve yaşama taşıyacaklar. Üstelik engelli öğrencilerimizin de yer almasını beklediğimiz bu çalışmaların ön araştırmaları için dün Pera Müzesinde bir kolaj çalışmasına ardından da İtalyan Kültürdeki Kukla Tiyatrosuna giderek ilginç bir sahne gösterisi izledim; çook etkilendim. Öğrencilerinizi ve çocuklarınızı bu çalışmalara yönlendirmekten lütfen çekinmeyin.
Konvansiyonda farklı alanlarda çalışma yapmayı düşünen okullarımızın bir an önce çalışmalarına başlaması gerekiyor. Yandaki logoya tıkladığınızda da görebileceğiniz bu etkinlikte katılabileceğiniz alanlar şöyle:
YARIŞMA VE SUNUM ALANLARI:
Öğrenciler için:
A : İmece Halkası Vaka Analizi Sunumu (İngilizce veya Türkçe)
B : Kolaj Yarışması
Yenilikçilik ve Teknoloji Yoluyla Kalite (Quality through Innovations and Technology)
C: Münazara (İngilizce)
Can Quality innovate Unity?
D : Poster ve Slogan Yarışması .) (İngilizce veya Türkçe)
Yurdumuzda ve Dünyada Barış Yoluyla Kaliteye erişim (Quality through Peace within the Country (Home) & in the World)
E : Drama Yarışması (İngilizce)
· Kalite herkes içindir. Kalite için para ön koşul değildir. Gelecek için Kalite önemli (Quality is for everyone, Quality is free, Quality is for future)
Yetişkinler için:
Z : Bildiri (Ana Temaya uygun olduğunu düşündüğünüz bir konuyu sunabilirsiniz. Ancak; ön kayıt ve özet gönderimi gerekmektedir. Sunumlar İngilizce veya Türkçe yapılabilir.)
Successful Teaming Process
Application of Education for a Total Quality Person (TQP)
Application of Benchmarking for Continuous Improvement (Kaizen) process
Innovative Minds: Innovative Teachers for Innovative New Generations
Future of Global Quality Leadership
Quality and Human rights Education
Peace Education for a Peaceful Universe.
KAYIT FORMLARINI ve DAHA FAZLA BİLGİ EDİNMEK İÇİN: http://www.hayalkoksal.com/en/convention.html

Son Başvurular konusunda öğrenmek isteyeceğiniz tarihleri de hatırlatayım:
27 HAZİRAN: Kayıt ve ödeme için son gün / Vaka sunumu ve Bildiri özetleri son gün.
15 TEMMUZ: Bildiri ve Vaka sunumlarının tamamını gönderme için son gün.
2 AĞUSTOS: Seyahat ve Otel detaylarını bildirmek için son gün

Hepinize kolay gelsin derken yarın MEF Okullarındaki Uluslararası Proje Paylaşım gününde değişik çalışmaları izleyeceğimi de sizxlerle paylaşmak isterim. Yarın bu konuda yazacağım. Sevgi ve saygılarımla.
Dr.Hayal KÖKSAL





0 532 373 84 87

4 Mayıs 2008 Pazar

Dün Altı Nokta Körler Derneğindeydik...


Değerli Dostlarım,

Toplumun "her kesimini kucaklayarak hiçkimseyi ötelemeden" Toplum Kalitemizi yükseltmek ve Toplum barışımızı sağlamak gayreti içinde olan "Kalite ve Barış Eğitimi Merkezi" ve "Sürekli Gelişim Derneği"miz dün de güzel bir paylaşımın içinde oldu. Sağlıklı ve tam(!) olan bireylerin diğerlerini anlamada ve birlikte yaşamanın gereken kurallarını uygulamada büyük bir eksiklik, aymazlık ve vurdumduymazlık içinde olduğunu anlamak için âlim olmaya gerek yok. Belediyelerin engellilere verdiği eksik hizmetten, yolda gördüğümüz iç parçalayıcı bireysel yanlış davranışlara kadar çok kanıt var etrafımızda. Yapılan iyileştirmeler ise sadece birkaç gönüllü kuruluşun çabasından öteye gitmiyor. Oysa her an, herkes bu durumda bulabilir kendisini. Empatinin en büyüğü ve güçlüsü bu konuda yapılmalı bence.

26 Ağustos 2008 tarihinde 25 ülkenin katılımıyla gerçekleştirecek olduğumuz 11. Uluslararası İmece Halkaları Konvansiyonunda toplumun ihmal edilen parçalarını da İMECE'mize dahil etme kararımızda ne kadar haklı olduğumuzu dün bir kez daha anladık. Omurilik Felçlileri ve Kas Hastalıkları Dernekleriyle yaptığımız çalışmaların ardından dün de Altı Nokta Körler Derneği İstanbul şubesindeki öğretmenlerle görüştük. Görme engellilere "bir ışık da biz yakmak" istedik. Onlarla tanışmaktan büyük mutluluk duyduk ve zamanlama konusunda "keşkeler" yaşadık: "Keşke bu derneği ve benzerlerini daha önce ziyaret etseydik!" düşüncesi kafamızda yankılandı durdu. Bundan sonra daha güçlü birliktelikler yaşamayı umduğumuz bu kardeşlerimize görünüşte karanlık ama içsel dünyalarındaki aydınlık yolculuklarında kolaylıklar ve mutluluklar diliyoruz.

Toplumun belli bir kesiminin ihtiyaçlarını görmezden gelmenin en büyük KÖRLÜK olduğunu düşünüyoruz. Hepimizin gözlerini ve ruhlarını açması dileklerimizle...

Hayal KÖKSAL

3 Mayıs 2008 Cumartesi

Medyada Projemiz: Bigg-İst(anbul)

Sevgili Dostlar,
Bugün Cumhuriyet gazetesinde, 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Projemiz olan "bigg-İst"konusunda yazılanları okuyabilir ve www.bigg-ist.com, www.sugeder.org, www.kaliteokullari.com sayfalarımızdan da bilgi alabilirsiniz.
İstanbul'umuzda ilgilenilmeye muhtaç o kadar çok tarihi ve kültürel miras var ki! Siz de bir veya birkaçının elinden tutabilir ve geleceğe sağlıcakla taşınmasına yardımcı olabilirsiniz. Bunun için öğrenci, öğretmen, müdür, muhtar veya STK lideri olmanız gerekmiyor. Kendini konuya ilgili bir vatandaş olarak hissetmeniz bizimle temasa geçip projemizde yer almanız için yeterli! Haydi, bizi arayın.
Sevgilerimle.
Hayal KÖKSAL
0 212 341 26 01 (Tel)
0 212 341 26 02 (Fax)

1 Mayıs 2008 Perşembe

Bugün Bayram (mı)?


Sevgili Dostlar,
Çocukken "Bahar"ı karşılardık her 1 Mayıs günü büyük bir coşkuyla. o gün bizler için Bahar Bayramı idi. Eğlencenin odağı olurdu kırlar. Herkes kendini dışarı atardı büyük bir keyifle. Ateşler yakardık akşam sokaklarda, üstünden atlardık bir bir.
Kafa ve kol ile "emek" vermenin ne demek olduğundan, "emek veren"in sorun ve beklentilerinden habersizdik o zamanlar. Sonra 1977 yılında zorlu bir gün yaşandı Taksim'de. Televizyonda izlenen "Hatırla Sevgili" adlı dizi o günleri bir bir gözümüzün önüne getirmekte; balık hafızamızla unutmuş olsak bile. Güzel günler yaşamalıyız oysa, hep birlikte. Baharı karşılamalı, emek vermenin kadrini bilmeliyiz. Üzücü günler yaşamamalıyız. Acı çekmek zor mutlaka eğlenmek varken. Ama bence en acısı da sınırlar dışındaki ele güne rezil olmak bayram yapmak varken...
Her gününüzün Bayram güzelliğinde geçmesi dileklerimin sadece satırlarda kalmaması beklentisi ile...
Hayal KÖKSAL